Doğumhaneye kabul zamanının doğum eylemi sürecine etkisinin değerlendirilmesi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu araştırma doğumhaneye kabul süresinin doğum eylemi süreci üzerine olan etkisini değerlendirmek amacıyla iki gruplu, retrospektif, analitik tipte çalışma olarak yapılmıştır. Araştırma, T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu İzmir İli Kamu Hastaneleri Birliği Kuzey Genel Sekreterliği Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 1 Mart 2013 - 31 Temmuz 2013 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırma kapsamına; doğumhaneye başvuran örneklem kriterlerine uyan ve çalışmaya katılmayı kabul eden anneler alınmıştır. Olasılıksız örneklem yöntemine gidilerek doğumhaneye başvurdukları dilatasyon seviyesine göre seçilen 123 anne latent faz grubunu, 68 anne aktif faz grubunu oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, gebenin sosyo-demografik ve obstetrik özelliklerini belirlemek için hazırlanan "Gebe Tanıtım Formu", gebelerin doğum eylemi sürecinin özelliklerini ve doğum eylemi sürecinin yenidoğana olan etkilerini belirlemek için geliştirilen "Doğum Eylemi Tanılama Formu" ve doğumda gebelerin kişisel kontrol duygusunu ölçmek için "Doğum Duygulanım Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizi bilgisayarda Statistical Package For Social Science (SPSS) paket programında gerçekleştirilmiştir. Gebelere yönelik tanıtıcı bilgiler sayı, yüzde dağılımları belirlenmiş olup, verilerin analizinde; Student-t Test, Mann-Whitney U Test, Ki kare/Fisher Excel Test yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; araştırmaya dahil edilen annelerin yaş ortalaması 23.02±4.52'dir. Doğumhaneye kabulde, ağrıların olması latent faz grubunda %54,9, aktif faz grubunda %45,1'dir ve gruplar arasında anlamlı fark vardır (p<0,05). Tüm annelerin %42.9'u vajinal doğum gerçekleştirmiştir ve gruplar arasında anlamlı fark vardır (p<0,05). Latent faz grubundaki kadınların sezaryen oranı daha yüksektir. Gruplar arasında hastanede kalış süresi açısından istatistiksel açıdan farklılık bulunmuştur (p<0,05), fakat I., II., III. evre ve doğum süresi açısından anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Aktif faz grubuna ilişkin süreler daha kısadır. Gruplar arasında yenidoğanda asfiksi görülmesi açısından anlamlı fark yoktur (p>0,05) fakat latent faz grubundaki yenidoğanlarda asfiksi oranı daha yüksektir. Latent faz grubu ve aktif faz grubu karşılaştırıldığında doğum eyleminde amniyotomi uygulaması ve oksitosin indüksiyonu açısından gruplar arasında istatistiksel açıdan farklılık saptanmıştır (p<0.05). Gruplar arasında antispazmolitik uygulanması, lavman, perineal tıraş, antibiyotik, oral beslenme, hidrasyon, sürekli EFM, aralıklı EFM ve mesane kateterizasyonu açısından anlamlı fark yoktur (p>0,05). Oksitosin uygulanma oranı latent fazda daha yüksek, amniyotomi oranı aktif fazda daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca gruplar arasında doğum sonrası kanama ve plasenta retansiyonu açısından anlamlı fark yoktur (p>0,05). Latent faz grubunun ölçek puan ortalaması 73,86±14,07, aktif faz grubunun 76,30±14,55'dir. Ölçek puan ortalaması açısından gruplar arasında anlamlı fark yoktur(p>0,05). Literatür bilgilerinden de yararlanılarak doğumhaneye kabul kriterleri belirlenip, yapılan uygulamaların mevcut kanıtlarla en iyisinin seçilmesi, kullanılması, bakım kalitesi, standardı sağlanmalı, obstetrik uygulamaları olumlu yönde geliştirerek anne-bebek sağlığı yükseltilmeli, doğum evrelerine göre travay odalarının oluşturulması, farklı doğum pozisyonlarının kullanılabilmesi sağlanması önerilebilir.












