Ege Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Ege, Ege Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Searching for connectıons between nature and woman: An ecofeminist reading of selected American novels
(Ege Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Siviş Ezer, Ceren; Altuğ, Zeynep Asya
This dissertation explores the selected American novels: Solar Storms (1997) by Linda Hogan, Prodigal Summer (2001) and Animal Dreams (1992) by Barbara Kingsolver, Parable of the Sower (2019) by Octavia Butler, and So Far From God (2005) by Ana Castillo, within the framework of the ecofeminist perspective. It seeks to highlight how these novels portray the connections between women and Nature as well as systems of domination and oppress ion. The theoretical framework consists of Val Plumwood’s, Karen J. Warren’s, Greta Gaard’s, Vandana Shiva’s, and Maria Mies’ thoughts on ecofeminism. By means of close reading as the principal method, the study is grounded in ecofeminist theory, specifica lly discussions on dualism, domination, control, relationality, interconnection, interdependency, care ethics, ecofeminist ethics, and material connection. The close reading and analysis of the novels pr o blematize dualisms existing within the Western world of thought and foreground the interconnections between women and Nature, which are not essentialist; to the contrary, they are relational, political, historic, ethical, and material. The dualistic systems and the harms they cause to women and Nature are e xplored through metaphors of wounds and scars, whereas the female characters’ determination to overcome these systems and find alternative ways of existing in harmony with all beings is explored through the metaphors of healing and restoring wholeness. Thi s study contributes to ecofeminist literary criticism through the analysis of selected contemporary novels by foregrounding patriarchy’s domination over women and Nature as well as the female characters’ non ant h ropocentric perspective s on Nature , and the healing potential of these perspectives.
Öğe
Türkiye’de konut piyasası üzerine üç makale
(Ege Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Iraker, Burak Samet; Önder, Asiye Özlem
Bu tez çalışması Türkiye’de konut satış ve fiyat dinamiklerini farklı açılardan inceleyen üç makaleden oluşmaktadır. İlk makalede, 2010 2023 yılları arasında Türkiye’nin Düzey 2 bölgelerinde konut satışlarının belirleyicileri, mekânsal bağımlılık dikkate alınarak analiz edilmiştir. Sabit etkili mekânsal hata modeli (SEM) sonuçlarına göre reel konut fiyat endeksi, konut kredi faiz oranı ve enflasyondaki artışlar konut satışlarını azaltırken, konut kredi miktarı ve net göç oranındaki artışlar konut satışlarını artırmaktadır. Bunun yanı sıra bölgeler arasında güçlü mekânsal bağımlılık tespit edilmiştir. İkinci makalede, 2010 2025 döneminde Türkiye ve bölgelerinde aylık reel konut fiyat endeksinde aşırı değerlenme ve balon oluşumları GSADF yöntemiyle incelenmiştir. Ayrıca balon oluşumları Lind (2009) kriterleri ile Oust ve Hrafnkelsson (2017) yaklaşımı doğrultusunda da değerlendirilmiştir. GSADF sonuçlarına göre Türkiye’de 2021 Ocak 2025 Eylül döneminde konut balonu olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca diğer bölgelerde de farklı dönemlerde aşırı değerlenme ve konut balonu olduğu tespit edilmiştir. İstanbul’da aşırı değerlenmenin sürekliliği, Ankara’da ise şiddeti daha belirgin olmuştur. Çalışma bulgularına göre 2021 yılı sonrasında İstanbul ve İzmir’de küçük balon oluşumunun tam olarak, Türkiye ve Ankara’da ise büyük ölçüde gerçekleştiği belirlenmiştir. Üçüncü makalede, konut fiyat endeksi ile konut kredi faiz oranı, enflasyon, gram altın, BIST 100 ve dolar kuru arasındaki volatilite ilişkileri DCC GARCH modeliyle analiz edilmiştir. Bulgular, konut fiyatları ile enflasyon arasında kısa ve uzun dönemde volatilite yayılımı bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca bulgular, konut fiyatları ile konut kredi faiz oranı ve BIST 100 ile uzun dönemde; dolar kuru ile ise kısa dönemde volatilite yayılımı olduğunu gösterirken, gram altın ile volatilite yayılımı ilişkisi tespit edilmemiştir. Genel olarak sonuçlar, Türkiye’de konut piyasasında satışların ve fiyatların bölgesel, makroekonomik ve finansal gelişmelerle yakından ilişkili olduğunu göstermektedir.
Öğe
İçerik üretme platformu olarak yeni medya: Ortaöğretim öğrencilerinin yeni medya kullanımında mahremiyet algısı
(Ege Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Durtaş, Bülent; Sünbül Olgundeniz, Seda
Dijital iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte yeni medya platformları, bireylerin yalnızca içerik tüketicisi değil, aynı zamanda içerik üreticisi olarak da yer aldığı etkileşimli iletişim ortamlarına dönüşmüştür. Bu dönüşüm, özellikle ortaöğretim öğrencilerinin yeni medyayı içerik üretme amacıyla kullanım biçimlerinin ve bu süreçte şekillenen mahremiyet algılarının incelenmesini önemli hâle getirmiştir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin yeni medyayı bir içerik üretme platformu olarak kullanım pratiklerini ortaya koymak ve bu kullanım sürecinde mahremiyet algılarını çeşitli değişkenler çerçevesinde incelemektir. Yeni medya platformlarının kullanıcılarını yalnızca içerik tüketicisi olmaktan çıkararak aynı zamanda içerik üreticisi konumuna taşıması, dijital ortamlardaki iletişim biçimlerini ve benlik sunumu pratiklerini önemli ölçüde dönüştürmüştür. Bu durum, benlik sunumunun dijital ortamlarda yeniden biçimlenmesine olanak sağlamaktadır. Bu süreçte bireyler, görünürlük elde etme, etkileşim kurma ve sosyal onay kazanma amacıyla kişisel yaşamlarına ilişkin içerikleri paylaşırken mahremiyet sınırlarını da sürekli olarak yeniden tanımlamaktadır. Özellikle ergenlik döneminde kimlik gelişimi ve sosyal kabul arayışının etkisiyle benlik sunumu ile mahremiyet yönetimi arasındaki ilişkinin daha belirgin hâle geldiği görülmektedir. Araştırmada, yeni medya ortamlarındaki benlik sunumu pratikleri ile mahremiyet algıları arasındaki ilişki, dijital iletişim ortamlarının sunduğu fırsatlar ve taşıdığı riskler çerçevesinde ele alınmaktadır. Araştırma, nicel araştırma yöntemi temel alınarak kesitsel tarama modeli doğrultusunda tasarlanmıştır. Verilerin toplanmasında anket tekniğinden yararlanılmış; araştırma kapsamında katılımcıların demografik özelliklerini ve sosyal medya kullanım alışkanlıklarını belirlemeye yönelik kişisel bilgi formu ile ergenlerin sosyal medya mahremiyetini koruma becerilerini ölçmeye yönelik ölçek uygulanmıştır. Çalışmada ortaöğretim öğrencilerin sosyal medya kullanım pratikleri, tercih ettikleri platformlar, paylaşım alışkanlıkları ve sosyal medya mahremiyetini koruma becerileri; cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi ve diğer demografik değişkenler çerçevesinde analiz edilerek değerlendirilmiştir.
Öğe
Shelter teorisi çerçevesinde küçük devletlerin devletleşme ve dış barınak stratejileri: Kosova ve Doğu Timor vakası
(Ege Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Hajdari, Blinere; Günal, Altuğ
Bu araştırma, küçük devletlerin devletleşme, devlet inşası süreçleri ve uluslararası tanınma durumlarını Barınak Teorisi çerçevesinde, Kosova ve Doğu Timor vakaları üzerinden karşılaştırmalı bir perspektifle analiz etmektedir. Tezin bulguları, her iki küçük devletin de devletleşme süreçlerinde uluslararası toplumun doğrudan ve yoğun müdahalesine maruz kaldığını; Birleşmiş Milletler (BM) ve Batılı aktörlerin sadece devlet inşasında değil, teorinin öngördüğü siyasi (güvenlik ve diplomatik), ekonomik ve toplumsal boyutlarda kapsayıcı bir 'barınak' rolü üstlendiğini ortaya koymaktadır. Ancak araştırma sonuçları, benzer süreçlerden geçen bu iki vakanın tanınma ve kurumsal entegrasyon açısından tamamen zıt çıktılar ürettiğini göstermektedir. Büyük güçler arasında görece bir uzlaşının bulunması sayesinde Doğu Timor'un bağımsızlık süreci hızlıca kurumsallaşmıştır. Güvenlik Konseyi’nin 1414 sayılı ve Genel Kurul’un 57/3 sayılı kararlarıyla Doğu Timor, herhangi bir veto engeline takılmaksızın BM'nin 191. üyesi olarak kabul edilmiş ve uluslararası egemenliğini tescil etmiştir. Buna karşılık Kosova, Batı dünyasının güçlü desteğine rağmen, Rusya ve Çin'in veto tehdidi nedeniyle BM üyeliği kazanamamaktadır. Buna ek olarak, Sırbistan'ın yürüttüğü aktif ‘tanımayı geri çektirme’ diplomasisi de Kosova'nın geniş kapsamlı uluslararası tanınmasını engellemektedir. Veto yetkisine sahip bu aktörlerin ve Sırbistan’ın oluşturduğu 'karşıt barınak' engeli, Kosova’nın BM üyeliğini engellemekte ve günümüzde hâlen kalıcı bir evrensel tanınma sorunuyla karşı karşıya bırakmaktadır. Karşıt barınak etkisi, veto mekanizmasının belirleyici olduğu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi sisteminde güçlü biçimde işlerken, ağırlıklı veya çoğunluk esaslı karar alma usullerine sahip kuruluşlarda daha sınırlı kalmıştır. Bu durum Kosova’nın BM üyesi olamamasına rağmen bazı uluslararası örgütlere katılabilmesini sağlamıştır. Ayrıca Kosova makamlarının resmi açıklamalarına göre ülke 2026 itibarıyla 121 devlet tarafından tanınmaktadır (Office of the President of Kosovo, 2025). Sonuç olarak bu tez, küçük devletlerin uluslararası sistemde hayatta kalabilmek için bir dış barınak arayışı içinde olduklarını ortaya koymaktadır; ancak bu barınağın etkinliği küresel güç dengelerine ve jeopolitik rekabete bağımlıdır. Barınak Teorisi çerçevesinde yapılan analizler, dış barınak stratejisinin hem devlet inşası süreçlerinde hem de geniş kapsamlı uluslararası tanınma ve BM üyeliği elde etmede etkili ve uygulanabilir bir yol olduğunu kanıtlamaktadır; bununla birlikte, yapısal "karşıt barınak" aktörleri de önemli bir rol oynamaktadır.
Öğe
BRICS ve Küresel Yönetim Mekanizmalarının Reformu: Ortak zeminler ve farklı yaklaşımlar
(Ege Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Kamış, Betül; Balcı, Zeynep Selin
Bu çalışma, uluslararası sistemde Batı merkezli hiyerarşinin sorgulandığı 21. yüzyılın ilk çeyreğinde, BRICS platformunun küresel yönetişim mekanizmalarına yönelik reform taleplerini ve bu süreçteki söylemsel dönüşümlerini analiz etmektedir. 2009 yılındaki ilk resmi zirveden 2025 yılına kadar olan dönemi kapsayan tez, platformun IMF, Dünya Bankası ve BM Genel Kurulu gibi temel kurumlardaki temsil adaletsizliğine karşı geliştirdiği kolektif itirazı ve yapısal önerileri merkeze almaktadır. Araştırmanın teorik çerçevesini Sosyal İnşacı ve Liberal Kurumsalcı perspektifler oluşturmaktadır. Bu iki yaklaşımın sentezi, BRICS’in hem rasyonel çıkarlar doğrultusunda kurumsal etkinlik arayışını hem de uluslararası sistemdeki kimlik ve norm inşa süreçlerini anlamlandırmayı mümkün kılmıştır. Metodolojik olarak, nitel söylem analizi yöntemiyle üye ülkelerin lider konuşmaları, zirve deklarasyonları ve BM Genel Kurul adresleri incelenmiş, grubun heterojen yapısı içerisindeki “ortak zeminler” ile ulusal önceliklerden kaynaklanan “farklı yaklaşımlar” karşılaştırmalı olarak çözümlenmiştir. Çalışmanın bulguları, BRICS’in mevcut dünya düzenini toptan reddetmek yerine, sistemin karar alma mekanizmalarında daha adil bir temsil ve çok kutuplu bir gerçeklik talep ettiğini göstermektedir. 2025 yılına kadar olan süreçte grubun söylemsel birliğinin kurumsallaşma çabalarıyla desteklendiği, ancak üye ülkelerin stratejik önceliklerindeki farklılıkların reform önerilerinin kapsamını şekillendirdiği sonucuna varılmıştır.