IGA ve IGG subgrup eksikliği olgularında profilaktik tedavi uygulamaları ve yanıt üzerine etkili faktörler

Küçük Resim Yok

Tarih

2002

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Ege Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

ÖZET IgA ve IgG subgrup eksiklikleri asemptomatik olabileceği gibi yineleyen enfeksiyonlara eğilim ile klinik bulgu verebilmektedir. Çalışmamızda Ege Üniversitesi. Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı'na sık yineleyen enfeksiyon yakınması ile başvuran ve yapılan tetkiklerle IgA ve/veya IgG subgrup eksikliği tanısı konan toplam 91 olgu prospektif olarak değerlendirildi. Olgulara randomize olarak benzatin penisilin G veya oral immünostimulan olan OM-85 BV kullanılarak profilaktik tedavideki klinik etkinliklerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Bir yıl süreyle tüm olgular değerlendirildiğinde yıllık enfeksiyon sayısında profilaktik tedavi verilmesi ile 10.7+3.6/yıl'dan 4.6±2.7/yıl'a düşme şeklinde %55.3±22.7'lik anlamlı bir azalma belirlendi (p=0.0001). Antibiyotik kullanma sayısında da benzer şekilde %55.8±27.4'lük azalma saptandı (9.7±3.6/yıl'dan 4.0+2.7/yıl'a düşme), (p=0.0001). Profilaktik tedavi altında izlenen enfeksiyonların ağırlığında da azalma olduğu düşünüldü. Çünkü tedavi öncesi bir yıllık süreçte hospitalize edilen olgu oram %17.6 iken %1.1'e düşme izlendi (p=0.029). İki profilaksi grubunun tedavi sonrası yıllık enfeksiyon sıklığı ve enfeksiyon sıklığında azalma oranı, antibiyotik kullanım sıklığı ve antibiyotik kullanım sıklığında azalma oram, hospitalizasyon oram karşılaştırıldığında anlamlı farklılık olmadığı görüldü. Her iki profilaksi grubunda da 5 olguda olmak üzere toplam 10 (%11) olguda yıllık enfeksiyon sayısındaki azalma oram %25'in altında belirlenerek yanıtsız olgular olarak kabul edildi. Profilaktik tedaviye yanıtsız olan olguların tedavi öncesi klinik ve laboratuar verileri değerlendirildiğinde tedavi başlangıç yaşının ve IgG, IgM, IgGl, IgG2 ile IgG3 değerlerinin yanıtsız grupta anlamlı olarak düşük olduğu belirlendi. Profilaktik tedaviye yanıtsız olgularda anti-Hib ve anti-tetanos antikor yanıtlarının da anlamlı düzeyde düşük olduğu izlendi. Tedaviye yanıtlı grupta aşı sonrası anti-Hib antikor konsantrasyonlarının geometrik ortalaması yanıtsız gruba oranla yaklaşık dört kat, anti-tetanos antikor ortalaması ise yaklaşık üç kat yüksek olarak saptandı. Yanıtsız olgularda diğer önerilen bir tedavi modeli olan intravenöz immünglobulin replasmanına geçildi ve bir yıl süreyle sürdürüldü. Bu olgularda tVİG replasmanı ile yıllık enfeksiyon sıklığı ll.l±3.2/yıl'dan 3.3±2.4/yıl'a düşme gösterdi (p=0.005). Benzer şekilde antibiyotik kullanma sıklığı da 10.4±2.4/yıl'dan 2.7±2.4/yıl'a indi (p=0.005). 82Sonuç olarak IgA ve/veya IgG subgrup eksikliği olan ve sık yineleyen enfeksiyon yakınması bulunan olgularda antibiyotik profilaksisi veya OM-85 BV kullanımı ile enfeksiyon ve antibiyotik kullanma sıklığım anlamlı düzeyde azaltmak mümkündür. Bu tedavi seçenekleri ile yanıt alınamayan olgularda ise İVİG replasmanı etkin bir alternatif tedavi modeli olmaktadır. 83

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye