Akciğer tümörlerinin tespiti ve post-terapötik değişikliklerin değerlendirilmesinde Tc-99m DMSA (V) ve talyum-201'in karşılaştırılması
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu tez çalışmasında, Tc-99m DMSA (V)ʼin akciğer kanserlerindeki davranışı TI-201 ile karşılaştırılmalı olarak araştırıldı. Bu amaçla bu iki ajanın 1) Akciğer lezyonlarının saptanması, 2) Benign-malign lezyon ayırımı, 3) Küçük hücreli ve küçük hücreli olmayan akciğer tümörlerin ayırımı, 4) Uzak metastazların gösterilmesi, 5) Tedaviye yanıtın değerlendirilmesi, 6) RT/KT sonrası şüphede kalınan rezidü canlı tümör dokusu ile fibrozis ayrımlanmasındaki katkıları üzerinde duruldu. Yaşları 40-80 arasında olan 7ʼsi kadın 37ʼsi erkek toplam 44 akciğer kanseri şüphesi olan olguya Tc-99m DMSA(V) ve TI-201 planar ve SPECT çalışmaları yapıldı. Olası kemik metastazları Tc-99m MDP kemik sintigrafisi ile değerlendirildi ve radyolojik tetkikler (X-Ray, BT) ile korele edildi. Planar ve SPECT imajları Tc-99m DMSA(V) injeksiyonu sonrası 3.saatte, TI-201 injeksiyonu sonrası 20.dk (erken) ve 3 saatte (geç) alındı. Lezyon (L) ve karşı normal dokunun (N) ilgi alanları çizilerek sayımsal değerleri birbirine oranlandı (L/N) ve Tc-99m DMSA(V), erken ve geç TI-201 indeksleri elde edildi. TI-201 retansiyon derecesi (retansiyon indeksi: Rİ) hesaplandı. Kalitatif ve semikantitatif analizde malign-benign lezyon ayırımında Tc-99m DMSA(V) ve TI-201ʼin sensitivitesi, spesifisitesi ve doğruluğu sırasıyla % 82, % 40, % 65 ve % 82, % 86, % 84 olarak bulundu. Beş olgu hariç malign olgularda retansiyon indeksi (Rİ) pozitif, benign olgularda ise bir olgu hariç, negatif bulundu. Rİʼe göre yapılan kantitatif değerlendirmede benign/malign ayırımında TI-201ʼin sensitivite, spesifite ve doğruluğu sırasıyla % 82, % 93 ve % 86 idi. Olgular daha sonra histopatolojik tanılarına göre genel olarak gruplandırıldı. Grupların ortalama TI-201 indeksleri, Rİ ve Tc-99m DMSA(V) indeksleri arasındaki farklılıklar istatistiksel olarak incelendi. İstatistiksel incelemede malign-benign ayırımında en değerli parametrenin Talyum-201 Rİ olduğu görüldü.Geç talyum ve Tc-99m DMSA(V) indekslerinin rolü sınırlı bulundu. Tc-99m DMSA(V) ve TI-201ʼin KHAK ve KHOAK ayırımında yeterli olamayacağı görüldü. Tedavi (RT/KT) sonrası canlı tümör kuşkusu olan 6 olgunun 5ʼinde radyolojik ve klinik takip bulguları tümör rekürrensi lehine olmamasına rağmen anormal Tc-99m DMSA(V) uptakeʼi görüldü. Bununla birlikte TI-201 ile bir lokal rekürrens ve 5 postterapötik fibrozis doğru bir şekilde gösterildi. Postterapik değişikliklerin değerlendirilmesinde TI-201 sintigrafisinin yüksek bir doğruluğa sahip olduğu dikkat çekti. Tc-99m DMSA(V)ʼin primer akciğer tümörün saptanması yanı sıra uzak kemik metastazların gösterilmesinde de yararlı olduğu gözlendi. Sonuç olarak; TI-201 ve Tc-99m DMSA(V) sintigrafileri akciğer tümörlerinin saptanmasında başarılı sonuçlar vermekle birlikte, benign-malign lezyon ayrımında kesin bulgular verememektedir. Bununla birlikte, kantitatif analizler içerisinde özellikle TI-201 retansiyon indeksi bu ayrımı yapmada en güvenilir parametre olarak ön plana çıkmaktadır. Pek çok görüntüleme yönteminin doğru tanıyı koymada yetersiz kaldığı, postterapötik değişimlerin değerlendirilmesinde Tc-99m DMSA(V)ʼin doğruluğunun düşük olduğu, TI-201ʼin ise rezidü tümör dokusunu tedavi sonrası fibrotik değişikliklerden ayırmada oldukça yararlı olduğu dikkati çekmektedir.












