Deneysel kanama şokunda prostaglandin E1'in böbrek hemodinamiğine etkisi

Küçük Resim Yok

Tarih

1980

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Ege Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/closedAccess

Özet

Son yıllarda vazoaktif gücü yanında pozitif inotropik ve kronotropik özellikleride saptanan PĞrostoglandin E1(PGE)1 in sistemik (intravenöz)olarak verilmesiyle,kanama şokuyla gelişen böbrek yetmezliğine olumlu yönde ne gibi etkileri olacağının ortaya koymak için bu çalışmayı planladık.3 ayrı grup ve 21 köpekten oluşan çalışmada :Modifiye Lamson de Turk yöntemine göre oluşturulan kanama şokundan sonra 1. grupta ;deney hayvanlarına devamlı infüzyon şeklinde 1/ugm/kg/dak. olacak şekilde bir saat süreyle yalnızca PGE1 verildiğinde,intraarteriyel kan basıncında anlamlı değişikliklerin olmadığı,bunun yanında şok döneminde %32 ye kadar azalan total böbrek kan akımının %62 ye kadar arttığı,ancak daha sonra tekrar %41'e kadar düştüğü saptandı.Ayrıca yapılan hesaplamalarla da,şok döneminde %136 ya kadar çıkan böbrek damar direncinin PGE1in etkisiyle %60 kadar düştüğü,fakat daha sonra tekrar %78'e doğru yükseldiği izlendi.Şok dönemindeki anüri ise PGE1 tarafında olumlu yönde etkilenmedi.Şok oluşturulurken alınan kanın PGE1 le birlikte verildiği II. gurup deney hayvanlarında: şok döneminde %37 düzeyine inen intraateriyel kan basıncı,deney süresince en fazla %69'a kadar yükseldi.Kanama şoku nedeniyle %23'e kadar azalmış olan total böbrek kan akımının deney süresince devamlı artarak %132 ye kadar,yani şok öncesi dönemde saptanan normak böbrek kan akımınında üstüne çıktığı görüldü.Şok döneminde %161'e çıkmış olan böbrek damar direncinin de deney boyunca sürekli olarak %52 ye kadar düştüğü tespit edildi.Bunun yanında KAN+PGE1 in, idrar salgısını da şok öncesi dönemin %385'i oranında arttırdığı izlendi.Yalnızca şoka sokulurken alınan Kan'ın verildiği III. grup deney hayvanlarında,intraarteriyel kan basıncının,bir önceki çalışma grubunda olduğu gibi şok dönemindeki %27 oranından %65'e kadar yükseldiği görüldü.Total böbrek kan akımının ise,şok dönemindeki %18 lik düzeyden verilen Kan'ın etkisiyle ancak şok sonrası dönemin başlarında %59'a kadar çıktığı,deney sonuna doğru ise %45 e kadar düştüğü tespit edildi.Böbrek damar direncide buna paralel olarak seyretmiş olup,şok döneminde %176 düzeyinde iken önce %86 ya düşmüş,fakat deney sonuna doğru tekrar %161'e kadar çıkmıştır.İdrar miktarıda Kan'ın verilmesiyle yeteri kadar artmamış ve şok dönemindeki anüriden sonra,şok öncesi dönemdeki idrar miktarının en çok %58'ine kadar çıkmış,deney sonuna doğru da %30'a kadar azalmıştır.Bu çalışmadan elde edilen verilere göre,PGE1 tek başına böbrek damar direncini oldukça düşük düzeylere düşürebilmesine karşın,total böbrek kan akımını ancak bir yere kadar arttırabilmiş fakat hiçbir zaman şok öncesi saptanan normal böbrek kan akımı düzeyine getirememiştir.Şok oluşturulduktan sonra yalnızca ''Kan'' verilmesi ise,tek başına perfüzyon basıncını yükseltmesine karşın,total böbrek kan akımını yeteri kadar arttıramamıştır.Akım=perfüzyon basıncı/Damar direnci esasına göre,perfüzyon basıncının yükselmesi ile birlikte damar direnci de düşürülebilirse,kan akımı dahada yüksek düzeylere çıkacaktır.Kanama şokunda en etkin tedavi olan kan ve sıvı transfüzyonuna PGE1'in de eklenmesi böbrek kan akımını daha da arttıracağından,bu vakalarda akut tübüler yetmezlik oranının azalacağı düşünülebilir.Bu çalışma,PGE1'in kan transfüzyonuyla birlikte uygulandığı takdirde,kanama şokunda gelişecek olan böbrek oranını,belirgin olarak azaltacağını deneysel yönden göstermektedir.

Açıklama

GEN 1980 Özd

Anahtar Kelimeler

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye