Yazar "Topçu, Sevcan" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 14 / 14
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe 6-24 aylık bebeği olan annelerin tamamlayıcı beslenmeye yönelik uygulamaları(Ege Üniversitesi, 2015) Emlek Sert, Zuhal; Doğan Bozkurt, Satı; Topçu, SevcanComplementary Feeding, Qualitative Research, Nursing.;Tamamlayıcı beslenme anne sütü tek başına bebeklerin beslenme gereksinimlerini karşılamak için yeterli olmaması nedeni ile anne sütü ile birlikte bebeğin gereksinimi olan diğer gıdalara ve besinlere başlama süreci olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı 6-24 aylık bebeği olan annelerin tamamlayıcı beslenme uygulamalarının ve etkileyen faktörlerin değerlendirilmesidir. Çalışmada fenomenolojik araştırma tasarımı kullanılmıştır. 6-24 aylık bebeği olan 20 anne ile bireysel görüşmeler yapılmıştır. Analizler sonucu tamamlayıcı beslenme uygulamalarını, tutumlarını ve inançlarını etkileyen dört tema olduğu saptanmıştır: tamamlayıcı beslenmeye yönelik bilgi, annelerin tamamlayıcı beslenmeye yönelik deneyimleri, kaynaklar ve kültür. Bu çalışmada, annelerin çoğu tamamlayıcı beslenmeye başlama zamanını bilmediklerini ifade etmişlerdir. Anneler ayrıca kültürün tamamlayıcı beslenme uygulamalarını etkilediğini belirtmişlerdir. Sonuç olarak, tamamlayıcı beslenme uygulamalarının geliştirilmesi için sağlık eğitimlerine gereksinim vardır. Sağlık personeli özellikle hemşireler annelerin tamamlayıcı beslenme konusunda farkındalıklarını arttırmalı ve eğitimlerini sürdürmelidir.;Tamamlayıcı Beslenme, Kalitatif Çalışma, Hemşirelik.Öğe DETERMING THE SOC/AL SUPPORT NEEDS OFELDERS(Ege Üniversitesi, 2017) Karadakovan, A.; Çelebioglu, A.; Sert, Z. Emlek; Gündüzoglu, N. Çiray; Topçu, SevcanObjective: Our country hasn't been defined in sufficient social service needs of the elderly. This study aimed to provide objective data far administrative arrangements to increase access to social services of the e/derly. Methods: This study is a cross-sectional and descriptive study. in the research center of town, over 65 years, 7190 elderly, according to gender and age groups, than 350 elderly people were selected far the sampling. Data were collected by a questionnaire consisting of 32 questions. Number and percentage distributions were used to analyze the data. Resu/ts and Conclusion: The mean age of the elderly was 72.23 ± 6:01. 96.8% of participants were carried aut activities of daily living independently. lndividua/s who did not take any help to meet the needs of 70%, and 30% get help. İndividua/s stated that 50.6 % of them experienced difficulties associated with the environment and 57.4 % of e/derly wanted to open the center to evaluate the spare time on their environment. 41 % of the e/derly reported they can alsa share their knowledge and experience asa volunteer at the center. in this study it was determined that elderly people mostly supported from their first - degree relatives and municipality. Their most important difficulties were economic, loneliness and warming. A large proportion of participants want to open e/derly support center. They specified the contributing to the center if it need. Regional requirements must be taken into account in the planning of e/derly services and must be cooperate with loca/ governments about this issueÖğe Öğe Health Promoting Life styles Among Immigrant And Nonimmigrant Women(2011) Topçu, Sevcan; Beşer, Ayşe…Öğe Health promoting life-styles among immigrant and nonimmigrant women(2011) Topçu, Sevcan; Beşer, AyşeGiriş: Ani ve hızlı bir çevre değişimi yaratan, toplumun fiziksel, kültürel ve sosyal yapısı üzerinde etkilere sahip, toplumsal bir olgu olan göç toplum sağlığını da etkilemektedir. Amaç: Bu karşilaştırmalı, tanımlayıcı çalisma göç eden ve göç etmeyen kadınların sağlığı geliştirme davranışlarını ve etkileyen faktörleri değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür. Yöntem: Çalismanin örneklemini göç eden 210 ve göç etmeyen 210 kadın oluşturmuştur. Veriler “Sosyo-demografik Soru Formu”, ve “Sağlığı Geliştirici Yaşam Biçimi Ölçegi (SGYB)” kullanılarak toplanmıştır. Veriler varyans analizi ve t testi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Göç eden ve göç etmeyen kadınların SGYB ölçegi puan ortalamaları sırasıyla 2.28±0.28, 2.43±0.32’dir. Göç eden ve göç etmeyen kadınlar kişilerarası destek alt ölçeginde en yüksek, egzersiz alt ölçeginde ise en düşük puanları almışlardır. Göç etmeyen kadınlar göç eden kadınlara göre, SGYB, sağlık sorumluluğu, beslenme ve stresle başetmede anlamlı yüksek puanlar almışlardır (p<.05). Sonuç: Bu nedenle, Birinci basamak sağlık hizmetlerinde yer alan sağlık personeli, özellikle de bu gruplarla çalisan hemşireler göç eden kadınlara öncelik sağlamalıdır. Göç eden kadınların sağlık davranışlarının geliştirilmesi için demografik faktörler gibi sağlık davranışlarını etkileyen faktörler de dikkate alınarak eğitim programları hazırlanmalıdır.Öğe Öğe Hemşirelik öğrencilerinin çevre okuryazarlığı ve iklim değişikliği endişesi arasındaki ilişki(Ege Üniversitesi, 2024) Topçu, Sevcan; Kufacı, Selinİklim değişikliği endişesi iklim değişikliğinden kaynaklanan mevcut ve tahmin edilen hasar, kayıp ve yıkımla ilişkili endişe ve buna eşlik eden stres ve kaygı olarak tanımlanmaktadır. İklim değişikliği endişesi iklim değişikliğinin sonuçlarına karşı harekete geçmeye teşvik edici adaptif bir süreç olarak düşünülmektedir. Çevre sorunlarını aşmanın en önemli yolu çevre okuryazarlığına sahip bireylerdir. Çevre okuryazarlığı, kişinin çevreye ilişkin bilgisini davranış yoluyla ortaya koyma kapasitesini ifade etmektedir. Bu çalışmanın amacı hemşirelik öğrencilerinin çevre okuryazarlığı ile iklim değişikliği endişesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Kesitsel tipteki çalışmanın örneklemini 290 hemşirelik öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacılar tarafından hazırlanan Tanıtıcı Bilgi Formu, Çevre Okuryazarlığı Ölçeği (ÇOYÖ) ve İklim Değişikliği Endişesi Ölçeği (İDEÖ) ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, t testi, varyans analizi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Hemşirelik öğrencilerinin yaş ortalaması 21,49±1,72’dir ve %87,6’sı kadındır. Hemşirelik öğrencilerinin ÇOYÖ puan ortalamasının 79,76±9,16, çevresel bilinç puan ortalamasının 37,69±4,71, çevresel kaygı puan ortalamasının 24,19±2,86, çevresel farkındalık puan ortalamasının ise 17,87±3,11 olduğu bulunmuştur. Hemşirelik öğrencilerinin İDEÖ puan ortalamasının 34,53±8,75, kaygı puan ortalamasının 24,12±5,98, çaresizlik hissi puan ortalamasının 10,41±2,97 olduğu bulunmuştur. Hemşirelik öğrencilerinin çevre okuryazarlığı ve iklim değişikliği endişesi arasında pozitif yönde yüksek düzeyde bir ilişki olduğu bulunmuştur (p<0.05, r=0,81). Bu çalışmadan elde edilen veriler doğrultusunda hemşirelik öğrencilerinin çevre okuryazarlığının yüksek, iklim değişikliği endişelerinin ise orta düzeyde olduğu bulunmuştur.Öğe Hemşirelik Son Sınıf Öğrencilerinin Stres Algısı ile Sosyal Yeterlilik ve Sonuç Beklentisinin Değerlendirilmesi(2025) Solak, Müjgan; Topçu, Sevcan; Sert, Zuhal EmlekAmaç: Bu çalışma hemşirelik son sınıf öğrencilerinin stres algıları ile sosyal yeterlilik ve sonuç beklentisi düzeylerini belirlemek ve stres algıları ile sosyal yeterlilik sonuç beklentisi düzeyi arasındaki ilişkiyi incelemek amacı ile yapılmıştır. Araçlar ve Yöntem: Tanımlayıcı-ilişki arayıcı tipte olan bu çalışma, bir devlet üniversitesinin Hemşirelik Fakültesi’nde yapılmıştır. Araştırmanın evrenini fakültede öğrenim gören hemşirelik son sınıf öğrencileri (N=288) oluşturmuştur. Çalışma araştırmaya katılmayı kabul eden 180 öğrenci ile tamamlanmıştır. Veri toplamada “Öğrenci Tanıtım Formu”, “Hemşirelik Öğrencileri İçin Algılanan Stres Ölçeği” ve “Sosyal Yeterlilik ve Sosyal Sonuç Beklentileri Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde non-parametrik testler kullanılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin Algılanan Stres Ölçeğinden (HÖASÖ) aldıkları puan ile cinsiyet, sigara kullanımı, klinik yeterlilik ve kendini tanımlama arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur (p<0.05). Öğrencilerin sosyal güvencesinin olması, gelir düzeylerinin yüksek olması ve klinikte kendilerini yeterli olarak görmelerinin Sosyal Yeterlik ve Sosyal Sonuç Beklentileri (SYSSB) puanlarını arttırdığını ve bu farkın önemli olduğunu göstermiştir (p<0.05). HÖASÖ ve SYSSB Ölçekleri arasında negatif bir ilişki saptanmıştır (r=-0.163, p=0.05 ). Sonuç: Öğrencilerin klinik olarak kendilerini yeterli hissetmelerinin ve sakin yapıya sahip olmalarının stres düzeyini azalttığı, uygulamalarda kendilerini yeterli bulmalarının sosyal yeterlik ve sosyal sonuç düzeylerini yükselttiği bulunmuştur. Öğrencilerin uygulamalara başlamadan, yeterliliklerinin arttırılması, kendilerini klinik uygulamalarda yeterli hissetmelerini sağlayacak özellikle yeni ve teknoloji tabanlı eğitim tekniklerinin kullanılması önerilir.Öğe Knowledge, Beliefs, and Behaviors of Turkish Parents about Childhood Vaccination(Mdpi, 2023) Emlek Sert, Zuhal; Topçu, Sevcan; Çelebioğlu, AysunBackground and Objectives: Vaccination is critical to the prevention and control of infectious disease outbreaks and is also one of the most important public health successes. When it comes to childhood vaccinations, parents' consent is very important. For this reason, childhood vaccination rates are directly related to the knowledge, beliefs, and behaviors of the parents. Therefore, this study aimed to evaluate the knowledge, beliefs, and behaviors of parents of children aged 0-5 regarding childhood vaccinations and how these beliefs affect their vaccination behaviors. Material and Methods: This descriptive, cross-sectional study was conducted on 302 parents from February to June 2020. Data were collected using a questionnaire form with 26 questions. Sociodemographic characteristics were reported as frequencies, means, and percentages. Multiple regression analysis was utilized to evaluate vaccination behaviors and affective factors. Results: About 87.1% of the parents know that vaccines protect their children from infectious diseases, and 76.8% know that vaccines can have side effects. Although 97.7% of the parents had their children fully vaccinated according to the Extended Immunization Program, 2.3% did not vaccinate their children. Moreover, 98% of the parents trust the information given by healthcare professionals about vaccination. The parents' beliefs explain 53% (R2 = 0.53) of the parents' child vaccination behavior. Conclusion: This study found that although the knowledge level of parents about vaccines is quite good, negative knowledge and beliefs that may affect vaccination also exist. Considered by parents as a reliable source of information, healthcare professionals should impart their knowledge, beliefs, and concerns regarding immunization.Öğe Kırsal Kesimde Yaşayan Kadınların Beslenme Okuryazarlığının Değerlendirilmesi(2022) Topçu, Sevcan; Torpil, HilalAmaç: Bu çalışmanın amacı kırsal bölgede yaşayan kadınların beslenme okuryazarlığının ve etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu tanımlayıcı çalışmanın örneklemini kırsal kesimde yaşayan 327 kadın oluşturmuştur. Veriler Tanıtıcı Bilgi Formu ve Yetişkinlerde Beslenme Okuryazarlığı Değerlendirme Aracı ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ve regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada yer alan kadınların yaş ortalaması 36,97±11,25’dir. Kadınların %70’i evli, %68,8’i çocuk sahibi ve %40,1’i ortaokul mezunudur. Kadınların Yetişkinlerde Beslenme Okuryazarlığı Değerlendirme Aracı puan ortalaması 23,66±4,54’dür. Regresyon analizi sonucunda medeni durum (p<0,05), eğitim durumu (p<0,05) ve tanı konulmuş hastalık sahibi olma (p<0,05) değişkenlerinin pozitif yönde, yaş (p<0,05) ve sigara kullanma durumunun (p<0,05) ise negatif yönde kadınların beslenme okuryazarlığını istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etkilediği bulunmuştur. Sonuç: Kırsal kesimde yaşayan kadınların beslenme okuryazarlığı, genel beslenme bilgisi, okuduğunu anlama ve yorumlama, besin grupları bölümlerinde sınırda, porsiyon miktarları, gıda etiketi ve sayısal okuryazarlık bölümlerinde yetersiz düzeyde beslenme okuryazarlığı bilgisine sahip oldukları bulunmuştur.Öğe Nursing and Leadership Necessities(2022) Dağhan, Şafak; Topçu, SevcanLeadership is defined as the sum of the knowledge and skills to gather a group of people around specific goals and mobilize them to achieve these goals. When the development of leadership in the nursing profession is evaluated, it is seen that it is progressing in parallel with the social events and changes in the health system. The nurse's leadership role is an important component of the profession in the development of the profession and in providing strong healthcare service to the community. There is a leadership role wherever the nursing profession is applied. The aim of this review is to discuss the leadership role and necessities of nurses in the changing health system in today's world where changes occur in every field such as social, economic, and political, and in the solution of health problems caused by these changes.Öğe Occupational Exposure to Antineoplastic Drugs and Nursing(2020) Topçu, Sevcan; Beşer, AyşeHealth workers are exposed to antineoplastic drugs when working in the preparation and management of antineoplastic drugs or in the place where these drugs are used. the development of oncology as a field of expertise in medicine, the increase of chemotherapy doses and combinations given to cancer patients, and the development of a supportive care area to help minimize or protect from the side effects of chemotherapy increase the occupational exposure of nurses to antineoplastic drugs. Occupational exposure to antineoplastic drugs has many side effects and health problems in healthcare workers. This exposure may cause acute side effects such as skin rash, nausea, vomiting, diarrhea, constipation, alopecia, nail hyperpigmentation, dysuria, and insomnia, or chronic side effects such as infertility, miscarriage, damage to the fetus and embryo, leukemia, and breast cancer. Therefore, the aim of this review is to evaluate the occupational exposure of nurses working with antineoplastic drugs and the preventive measures.Öğe Occupational Exposure to Antineoplastic Drugs and Nursing(2020) Topçu, Sevcan; Beşer, AyşeHealth workers are exposed to antineoplastic drugs when working in the preparation and management of antineoplastic drugs or in the place where these drugs are used. The development of oncology as a field of expertise in medicine, the increase of chemotherapy doses and combinations given to cancer patients, and the development of a supportive care area to help minimize or protect from the side effects of chemotherapy increase the occupational exposure of nurses to antineoplastic drugs. Occupational exposure to antineoplastic drugs has many side effects and health problems in healthcare workers. This exposure may cause acute side effects such as skin rash, nausea, vomiting, diarrhea, constipation, alopecia, nail hyperpigmentation, dysuria, and insomnia, or chronic side effects such as infertility, miscarriage, damage to the fetus and embryo, leukemia, and breast cancer. Therefore, the aim of this review is to evaluate the occupational exposure of nurses working with antineoplastic drugs and the preventive measures.Öğe












