Yazar "Azizoğlu, Erkan" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Ağızda dağılan esnek tabletlerin üretimi ve bireysel dozlamada kullanımı(Ege Üniversitesi, 2021) Azizoğlu, Erkan; Azizoğlu, Gülçin Arslan; Döner, BuseAğızda dağılan tabletler (ADT), az miktarda sıvı ile temas sonucunda saniyeler içinde dağılan katı dozaj şekilleridir. ADT'ler diğer katı oral dozaj formlarına kıyasla hasta uyuncunu artırmaya yönelik kullanıcı dostu farmasötik formlar olarak tasarlanmış ve üretilmişlerdir. Tedavide hasta uyuncunun yanı sıra önemli faktörlerden biri de bireyin durumu ve hastalığın seyrine göre gerekli dozun kolayca hastaya verilebilmesidir. Ancak bireysel dozlama ilaçların büyük ölçekli üretimine elverişli olmaması nedeni ile her hasta ve hastalık için gerekli doz doğrudan temin edilememektedir. Bu çalışmada alerjik reaksiyonların önlenmesinde kullanılan desloratadin ile ağızda dağılan esnek yapılı tabletler üretilmiştir. Böylelikle bireysel dozlamaya uygun formülasyonların geliştirilmesinin yanı sıra, etkin maddenin sudaki çözünürlüğünün artırılması, bununla birlikte emiliminin ve biyoyararlanımının iyileştirilmesi hedeflenmiştir. Tabletlerin esnek yapıda olması sağlanarak mevcut ağızda dağılan tabletler için gerekli olan özel ambalajlar veya kullanım talimatlarına olan ihtiyacın ortadan kaldırılması için gerekli çalışmalar yapılmıştır. Elektro çekim yöntemi sıvıların elektrik alan içerisinde püskürtülmesi ve topraklama yapılmış toplayıcı üzerinde fiber yapıda biriktirilmesi işlemidir. Yapılan elektro çekim çalışmaları sonucunda üretim süresinin değiştirilmesi ile farklı dozlarda desloratadin yüklü matlar ve tabletler elde edilmiştir. Elde edilen matlar doğrudan kullanılabileceği gibi, proje sürecinde tasarlayıp 3 boyutlu yazıcı ile ürettiğimiz basit tablet basım aparatları ile tablet formuna da dönüştürülüp kullanılabilir oldukları görülmüştür. Aynı etkin maddeyi taşıyan ancak kırılgan yapıdaki ticari ürün ile kıyaslandığında üretilen esnek tabletlerin uygulanan kuvvet karşısında kırılmadığı, bununla birlikte sıvı ile temas halinde hızla dağıldığı ve etkin maddenin ortamda çözünmesinin sağlandığı görülmüştür. Geliştirilen formülasyonların baz taşıyıcı olarak kullanımı sayesinde proje çıktılarının pek çok hastalığın tedavi sürecinin etkinliğini artırma potansiyeline sahip olduğu düşünülmektedir.;Elektro çekim, ağızda dağılan tablet, bireysel dozlama.;Electrospinning, orodispersible tablet, personalized dosing.Öğe Doku rejenerasyonunu hedefleyen tedavi ürünlerinin geliştirilmesi(Ege Üniversitesi, 2017) Özer, Özgen; Azizoğlu, Erkan; Suat, Bilge; Tuncay Tanrıverdi, SakineHastalık veya yaralanmadan sonra hasar görmüş deri yaralarının iyileşmesi epitel bariyerin tekrar yapılandırılması ile gerçekleşir. Kullanılan topikal konvansiyonel formülasyonların en önemli dezavantajları, dozun standardize edilememesi ve uygulama sıklığının fazla olmasıdır. Son yıllarda yara iyileşmesini hızlandırmak amacıyla çok farklı maddelerden üretilmiş yara örtüleri geliştirilmiştir. Kullanılan maddelerin zarar görmüş dokuyu koruması, yeni hücre oluşumu için uygun bir ortam sağlaması ve iyileşme sürecini uyarması beklenir. Dekspantenol içeren kremler deri yaraları ve mukoz membranlardaki lezyonların tedavisinde sıklıkla kullanılmaktadır. Elektroçekim, nanofiber elde etmek için hızlı ve kolay bir yöntemdir. Hücre dışı matrikse benzer doku iskelelerinin üretimine olanak vermesinin yanında ilaç yüklü yara örtülerinin üretimi için de oldukça ümit vermektedir. Bu bilgilerin ışığında, çalışmamızda poli(laktik-ko-glikolik asit), poli (kaprolakton), poli(etilen okist) polimerleri elektroçekim yöntemi kullanılarak yara iyileştirici özelliğe sahip dekspantenol içeren yenilikçi bir nanofibröz biyoaktif yara örtüsü formülasyonu geliştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda etken madde salım çalışması, şişme testi yapılmış, elektron mikroskopu ile morfolojik yapıları incelenmiş, TPA ile mekanik dayanımları incelenmiştir. Hücre kültürü çalışmaları ile hücre proliferasyonundaki etkinlikleri değerlendirilmiştir. Sonuç olarak hazırlanan nanofiber yara örtülerinin yara bakım pazarında iyi bir alternatif olabileceği düşünülmektedir.;Yara bakımı, dekspantenol, nanofiber örtü, PLGA, PCL, PEO.;Wound healing, dexpanthenol, nanofiber mat, PLGA, PCL, PEO.Öğe Geleceğin eczanelerinin tasarımı: 3B yazıcılar ile kişiye özel ürünlerin eczanede üretimi İçin çalışmalar(Ege Üniversitesi, 2021) Azizoğlu, Erkan; Canan, Sadık Ahmet; Çağlayan, Ömür Cem; Üstçoban, KaanHipokrat ve Galen ile başlayan tıp ve eczacılık bilimleri tedavide hasta odaklı yaklaşımları benimsemekteydi. Ancak teknolojik gelişmeler, yenilenen üretim teknikleri ve artan üretim hacimleri hasta odaklı yaklaşımların yerini hastalık odaklı yaklaşımlara bırakmasına neden oldu. Göz ardı edilen genetik farklılıklar, metabolizma farklılıkları gibi biyolojik faktörler ya da eğitim seviyesi, hayat tarzı gibi sosyokültürel farklılıklar tedavide önemli sorunlara neden olabilmektedir. İlaçların bireysel üretiminden toplu üretime geçmesi sonucunda ilaç üretimindeki payı azalan eczanelerin yeni bir kimlik edinmesi ve hasta odaklı yaklaşımlarda önemli bir kurum haline gelmesi mesleğin devamı için elzemdir. Bu nedenle geleceğin eczanelerinde 3 boyutlu yazıcılar kullanılarak kişiye özel yardımcı ürünlerin tasarımı ve üretimi projemizin amacı olarak belirlenmiştir. 3 boyutlu yazıcılar kullanılarak bireysel farklılıklar ve ihtiyaçlar dikkate alınarak gerekli olan ürünler ihtiyaç yerinde hızla üretilebilmektedir. Bu doğrultuda projemizde çok fonksiyonlu bazı ürünler tasarlanmıştır. Bu ürünlerin başında soğuk zincire ihtiyaç duyan ilaçların günlük hayatta kolaylıkla ve güvenle taşınabilmesini sağlayacak, primer ambalaja uyumlu taşıma kapları gelmektedir. Ambalaj kapsamında tasarlanan ikinci ürün ise özellikle hastane ortamında ve hastaların yanlarında taşıdıkları ampul ve flakon benzeri cam ürünlerin korunması için ürüne özel koruyucu kaplardır. Üçüncü tasarım ise potent veya riskli formülasyonların dermal uygulamalarında sağlıklı derinin korunmasını sağlayacak maskelerdir. Böylece sağlıklı deride istenmeyen etkilerin oluşması engellenecektir. Tüm bu tasarımlar kişinin ihtiyaçları da dikkate alınarak kişiselleştirilebilir nitelikte olacaktır. 3 boyutlu yazıcıların eczanelerde kullanılması ile kişiye, duruma ve soruna göre ideal çözüm üretilecek ve hastanın hayatını kolaylaştırılacaktır. Projemiz 3 boyutlu yazım teknolojisinin eczanelere aktarımı konusunda yol gösterici kapsamda olacak, aynı zamanda yeni tasarımların geliştirilmesi için atılmış bir ilk adım olacaktır.;Kişiselleştirilmiş ürünler, 3 boyutlu yazıcı, yenilikçi tasarımlar, soğuk zincir, koruyucu kap, koruyucu maske.;Personalized products, 3d printer, innovative designs, cold chain, protective container, protective mask.Öğe Koaksiyal damlatma yönetmi ile probiyotik enkapsülasyonu(Ege Üniversitesi, 2020) Azizoğlu, Erkan; Yazan, İrem NurEnkapsülasyon; bir maddenin veya karışımın başka bir madde veya karışım ile kaplanması işlemidir. Katı, sıvı veya gaz maddelerin içlerinde hapsettikleri maddeyi belli bir süre içinde veya belirli koşullarda kontrollü olarak salmasını sağlar. Günümüzde gıda, farmakoloji, kozmetik, tıp, biyoteknoloji gibi alanlarda kullanılan bir yöntemdir. Enkapsülasyon yöntemi ile üretilen ilaçlar konvansiyonel ilaçlarla karşılaştırıldığında pek çok üstünlüğe sahiptir. Bunlardan bazıları; etkin maddenin korunması, ilaç hedeflendirilmesi, çözünürlüğün ve biyoyararlanımın artması, uzun süreli etki sağlanabilmesi, yan etki profilinin azaltılmasıdır. Probiyotikler vücutta mikrobiyal dengeyi sağlayan canlı mikroorganizmalardır. Başta bakteriyel ve viral ishaller olmak üzere atopik hastalıklardan enflamatuar hastalıklara kadar birçok hastalığın tedavi ve korunmasında etkili oldukları yapılan çalışmalarla gösterilmiştir. Gastrointestinal sistem hastalıklarında kullanılan probiyotiklerin etkili olabilmesi için bu probiyotiklerin mide asidi, safra tuzları, çeşitli enzimler gibi zor koşullar altında hayatta kalabilmesi ve bağırsağa uygun miktarda ulaşarak kolonize olması gerekmektedir. Probiyotiklerin daha uzun süre canlılığının korunması ve biyoyararlanımlarının artması amacıyla mikroenkapsülasyon tekniği ile probiyotiklerin kaplanması gündeme gelmiştir. Lactobacillus acidophilus, çeşitli sebeple bağırsağın normal florasındaki bozulma sonucu oluşan diyare, ülseratif kolit gibi hastalıklarda kullanılmaktadır. Ancak bu mikroorganizmanın bağırsakta üremesi güçtür. Bu nedenle, L. acidophilus enkapsülasyon için uygun mikroorganizma olarak seçilmiştir. Isıya dayanıklı güçlü bir jel oluşturma yeteneği, toksik olmaması, biyouyumlu olması ve düşük maliyeti sebebiyle dış çeper materyali olarak sodyum aljinat çözeltisi seçilmiştir. Bu çalışma, L. acidophilus'un koaksiyal damlatma yöntemi ile enkapsülayonunu amaçlamıştır. Mikroorganizmanın canlılığının sürdürülebilmesi amacıyla biyouyumlu bir polimer olan kalsiyum aljinat kaplama materyali olarak kullanılmıştır. Bu formülasyon ve üretim tekniği ile probiyotiklerin daha etkili ve güvenli kullanımı ile sağlanabilir ve halk sağlığına katkı sunulabilir.;Mikroenkapsülasyon; Probiyotik; Gastrointestinal Flora.;Microencapsulation; Probiotic; Gastrointestinal Flora.Öğe Transdermal olarak uygulanacak ilaç yüklü formülasyonlar için yenilikçi üretim yöntemlerinin tasarımı ve etkinliklerinin incelenmesi(Ege Üniversitesi, 2017) Azizoğlu, Erkan; Özer, Kevser ÖzgenTransdermal ilaç taşıyıcı sistemler, etkin maddenin deri aracılığıyla sistemik dolaşıma geçişini sağlayan ilaç uygulama yöntemlerindendir. Transdermal ilaç taşıyıcı sistemlerden olan yamalar ve mikro iğnelerin üretim tekniklerinde yenilikçi yaklaşımların geliştirildiği çalışmalarda etkin madde olarak montelukast sodyum (MS) kullanılmıştır. Üç boyutlu (3B) yazıcı filamentleri sıcak eriyik ekstrüzyon (SEE) yöntemi ile üretilmiştir. Filamentlerin mekanik dayanıklılıkları incelenmiş ardından 3B yazıcı ile yamaların üretiminde kullanılmıştır. MS ile ilgili karakterizasyon çalışmaları gerçekleştirilmiştir. MS için yüksek performanslı sıvı kromatografisi ile miktar tayini yöntemi geliştirilip valide edilmiştir. Zorlayıcı testlerde MS'nin ısı ve ışık maruziyetine karşı dayanıklılığı ölçülmüştür. FT-IR, DTK, TGA ve UV spektrumu analizlerinin yanı sıra çözünürlük, lipit/su partisyon katsayısı tayinleri de gerçekleştirilmiştir. Karakterizasyon çalışmalarının ardından MS yüklü yamalar 3B yazıcı ile üretilip, mekanik testler ve in vitro salım çalışması yapılmıştır. 3B yazıcılarda sıklıkla kullanılan poli(laktik asit) filamentler ve bu filamentlerle hazırlanan yamalar kıyaslama amacı ile kullanılmıştır. Sadece MS'den oluşan mikro iğneler kalıba döküm yöntemi ile üretilmiş ve maksimum yükleme kapasitesine ulaşılmıştır. Mikro iğneler ile görüntüleme çalışmalarını mekanik analizler izlemiştir. In vitro ve ex vivo salım çalışmaları yapılmıştır. Stabilite çalışmalarında MS miktarı ve mekanik özellikler incelenmiştir. Deri modelleri ile in vitro transdermal geçiş analizleri yapılmış, mikro iğnelerin keratinosit tabakasını aşabilme yeteneği incelenmiştir. MS'nin ve mikro iğnelerin biyouyumluluğunun incelenmesi için in vitro sitotoksisite ve irritasyon çalışmaları yapılmıştır. Mikro iğne uygulamasının ardından in vitro doku yüzeyi morfolojisi taramalı elektron mikroskobu ve model histolojisi için hematoksilen ve eozin boyama yöntemleri ile incelenmiştir. Çalışmalarımızın sonucunda sadece oral yol ile uygulanabilen farmasötik formları olan MS için yama ve mikro iğneler geliştirilmiştir. Transdermal uygulama ile MS'nin ilk geçiş etkisinden korunacağı ve biyoyararlanımın artacağı ayrıca oral yoldan ilaç alamayan hastalar için alternatif bir uygulama yolu oluşturacağı düşünülmektedir. Geliştirilen üretim yöntemleri ile farklı etkin maddeler de kullanılarak hastaların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çeşitli transdermal ilaç taşıyıcı sistemlerin geliştirilebileceği öngörülmektedir












